22/6/2007 16:01, 2007
SİBERNETİK
Sibernetik (Ekim 1982)
Prof. Dr. Sedat AKALIN
Eğer sevk ve idare ihtiyaçlarını tasrih etmeği öğrenecek ise ve orta idare problemi nasıl bina edeceğini, ne çeşit bilgiler toplanması gerektiğini ve onu nasıl tahlil edeceğini anlayacaksa, eğitimin derinliğine olduğu kadar genişlemesine de İhtiyaç vardır. Ticarî kompüterlerin daha iyi netice elde edememiş olmalarının bir sebebi de yeni raporların ve analizlerin hemen daima kompüter operatörleri tarafından ortaya konulmuş olması; icra mercilerinin kendi İnformasyon teferruatını ifade hususunda komputerin potansiyeli hakkında -en umumî terimler dışında- kâfi bilgiye sahip olmayışlarıdır.
Az sayıda işadamı, zikredilen mes'eleler hakkında oldukça yeterli "hususi terimler" içinde düşünmeğe başlamışlardır bile. Bununla birlikte, işletme içi eğitim programları ve eğitim için muht*******ı zaman ve fon tahsisi suretiyle mes'eleye acil çözüm bulma mecburiyetinde olan bizzat İşletmedir.
İş adamlarının temel araştırma programlarının nasıl yönetileceğini Öğrenme mecburiyetinde kalacakları da bir başka önemli noktadır. İşletmelerinin istifadelerine sunulmakta bulunan imî bir alet olan komputeri işletme organizasyonu ve tatbikatlarını analiz etme ve geliştirme mevzuunda, en iyi şekilde kullanma hususunda henüz idrak edilemeyen bir sürü esas mevcuttur. Bu safha bazı işletme problemine ve gerçek ilmî araştırma problemine ait unsurları İhtiva etmektedir. Çünkü bu safha çoğu zaman matematikî metodların iş dünyası mes'elesine tatbikini talep etmektedir. Bu metodların ticarî uygulaması ise pek tatminkâr olmamıştır. Bunun bir sebebi sevk ve idarenin matematisyen veya uzmanın, problemi analiz edecek soruları ihtiva eden sihirli çantasiyle, şirkete gelmesini beklemiş olmasıdır. Ekseriya, İlim adamı, daveti safiyâne kabül ederse de, işletme probleminin karmaşıklığını takdir edemeyerek, faydalı neticeler bakımından ayları, hatta yılları boşa harcar.
Bu noktadan işletmecinin vazifesi iş problemi ile ilmî çözüm arasındaki bu gediği kapatmak ve temel karakterli araştırma gayretlerini idare etmektir. Bu ise kolay bir iş değildir. Zira işletmede temel araştırmayı idare etme ve ona rehberlik etme konusunda yeni metodlar bulmak sıkıcı olduğu kadar zordur da..
Otomasyonun mecburi kıldığı âcil eğitim yükü geniş ölçüde işverenler tarafından halledilmesi gereken cinstendir. Ancak, o kadarla da bitmez. Elbette işletmenin uzun - vâdede eğitim, o maksatla te'sis edilmiş liselere ve fakültelere dayanmalıdır. O hâlde dahi gerçek İhtiyaçlarını vuzuha kavuşturmak işletmenin kendi mes'uliyetindedir. Ne çeşit bir eğitim sunulmasının tayininde işletmenin te'siri mühim ve hatta ciddî olabilir. Yeni eğitimin en mühim ihiyacı yüksek kalitedir.
Otomasyon çağın ve diğer karmaşık yeni teknik gelişmelerde, N.İ.T. Profesörlerinden Gorden S. Brown'ın işaret ettiği gibi "Jeneratörlerle, nakil hatlariyle veya telefonlarla ilgili talimat için sadece elkitabına müracaati bellemekle yetinmiş elektrik mühendisleri yeni gelişmelere ayak uydurmağa hazır değildirler, onlara ilaveleri de eğer varsa, çok cüz'i olur. Öğrencileri yalnızca günümüzün elektrik mühendisliği için değil, yarının da elektrik mühendisliğinde keşfeder bir rol oynayacak ve onu yönlendirecek tarzda hazırlamalıyız." Çok sınırlı şekilde ihtisaslaştırılmış bir eğitimin, otomasyon çağı makinalarının desenlemesinde ve yapımında keşfedici rol oynaması beklenen kimseler için hatalı bir yetişme tarzı olduğunu iş dünyasının da kabule yanaşması iyiye doğru gidişe bir alamettir.
Öğrencilere hiç değişmiyecek temel prensiplerin öğretilmesi son derece önemlidir. Onlara cârî uygulama öğretilecek olursa, bunun muayyen bir işletme uygulamasının aynı olması ihtimali çok zayıftır, şâyet uysa bile öğrenciler bunu daha kullanamadan modası geçecektir. İş adamlarının yapabilecekleri gerçek yardım bu görüş noktasını desteklemekle kalmayıp, onu yaygınlaştırmalarıdır. Ancak, fertlere de giderek artan ve büyüyen bir yardım mükellefiyeti düşmektedir. Şundan emin olunmalıdır ki otomasyon çok daha iyi tahsil görmüş kimselere muhtaç olacaktır. Burada en kolayca düşülebilen ilmî eğitimin gelecekteki bütün tahsilin kaynağı olması gerektiğini ve ancak ilim adamı olarak yetiştirilenlerin önemli roller oynayacağını farzetmektir.
Bu hatâ, teknolojinin ehemmiyetsizliği sebebiyle, değil, gerek teknoloji ve gerekse bütün için gerçekten mühim metodik düşünüş sebebiyledir.. Otomasyon da, teknolojik ilerlemeler de hızlı değişikliğe intibak kâbiliyetini gerektirir. Temas ettiğimiz sahada olsun, her günkü dünyamızın parametrelerinde olsun, zikrolunan değişme sürekli olup, sür'atle artmaktadır. Spesifik maharetlerde yetişme, giderek çoğalan nisbette ihtisaslaşma, böyle bir değişikliğe karşı ümitsiz ve hatalı bir reaksiyondur. Bu kendi kendini çürüten bir tavırdır,, Zira bugünün hususî İhtisasının yerini yarının yeni ihtiyacı almıştır. Bu yüzden asıl mes'ele değişikliğe intibak edebilecek kişiler yetiştirmektir. Bunu yöneticilerle ve çalışanlarla yapmak mecburiyeti vardır
(0) Yorum yaz!
@