KALK VE DİRİL

27/10/2007 14:34, 2007

E-kart gönder..

 

Yolun açık olsun.!
Fakr u zarûret ve dertlerin var ki bir sürü, Ne gam, iyi bir yoldasın, hiç durmadan yürü; Yürü ki yollar ondan başlayıp onda biter, Ulaşabilirsen ona, o sana yeter...

 

E-kart gönder..

 

Çehrenden bencileyin bir gurbet kaderi var, Her zaman duruşun gamlı, tavrında sitemkâr; Ah, bir inlese bağrındaki sineler zâr zâr, gelecektir mutlaka o beklenen nevbahar.

 

E-kart gönder..

 

Kalbden kalbe yol...
Sırlar yumağı bir varlıktır insan,
O’ndan geldiği apaçık ayân;
Kalb kalble irtibatlı işte mizan,
Anlamaz bunu ayakta uyuyan…

 

E-kart gönder..

 

Bu bir maskaralık olsa da

Hayat, kalb ve kafanın rengini aksettirir,
Ruh bugün aldığını yarın geri verir..

 

E-kart gönder..

 

Hayat dileniyor O’ndan taş, toprak, ot, ağaç,
Sen de O’na yönel, ellerini hep O’na aç;
Lutfedip hazanı nevbahara çeviren O,
İsteyip dilemekse bir vasıta, bir araç

 

E-kart gönder..

 

Hem gurbet hem yolculuktur insana bu ömür,
Koşar bir mukadder yolda hep nefes nefese.
Yürünen yolda bir belirsiz telaş köpürür;
Kulak verenler için öteden gelen sese,
Ne temaşa zevki sunar yolculuk herkese.

 

E-kart gönder..

 

Kalk açıl enginliklere...

Dünyâ şimdilerde haince bir emele ram,
Bilmem ne zaman gerçekleşir ruhlarda kıyam..!

TAŞ GAZELİ

5/9/2007 11:12, 2007

  TAŞ GAZELİ

 


 
 
Taş Gazeli

I.
Taş taş değil bağrındır taş senin
Nereni nasıl yaksın söyle bu ateş senin

Bir katılıktır dinamit söker mi yürekleri
Başın bir kez bu kalbe çarpmasın ey taş senin

Kazmayı kayalara değil kalplere vur ey
Ferhat niçindir kırdığın bunca taş senin

Anne seninle bağrın döğer gider mi acı
Hanidir Ferhad'dan aldığın ders taş senin

Sen de mi taşla bir oldun ey sevgili
İşitmez oldun beni kalbin taşdan taş senin

Ölüm sendendir bana nedir taşlamak beni
Bana güldür çiçektir attığın her taş senin

Gözünü dikme taşa işte parça parçadır
Şimşektir bir bakışın dayanır mı taş senin

Deprem değildir dağı ve beni sarsan
Bir bakışın komaz taş üstünde taş senin

Niçin çıktın dağlara evren çöl oldu leyla
Topuğun öpmek için toz oldu dağ taş senin

II.
Taş taş değil bağrındır taş senin
Nereni nasıl yaksın söyle bu ateş senin

Ülkendir taş ve beton bu yanlışkent
Her gün bir yanın biraz daha taş senin

Taş alanlarıdır taş insanları taşır bir
Nereye gelsen ey aşk karşında bu taş senin

Uygarlık taşla taşımak çağlar üzre
Kolların bu denli güçlü müdür senin

Bir taş devridir ama bağışla beni
Niçin bunca geldim üstüne ey taş senin

Bir İbrahim bıçağı ikiye biçer taşı
Sevgili nasıl kırdı kutlu dişin taş senin

Ölüm bir kasırgadır çevirir seni beni
Nedir kucağında kocaman taş senin

III.
Bir bir yürürlükten kaldırılıp çürümüş devrimleri
En gürbüz bir devrimi dikmek yerine taş senin

Nereye koysam seni söyle ey yüreğim
Bir gün beni ele verir bu güçlü atış senin
 
Osman Sarı


<<Önceki Sayfa |1/72|Sonraki Sayfa>>
Sayfa Başı