Sibernetik

22/6/2007 16:00, 2007

Sibernetik (Eylül 1982)
Prof. Dr. Sedat AKALIN

İŞLETME YÖNETİMİNDE BİLGİ İŞLEM EĞİTİMİNİN ÖNEMİ
-II-

Makineler otomasyonun en az önemli vechesidirler. Bir komputer ne kadar büyük ve gösterişli ve de ne kadar pahalı olursa olsun bizzat otomasyon değildir. O, aynen bir çekiç veya bir ingiliz anahtarı yahutta bir yazı makinesi veya bir hesap makinesi gibi sâdece bir vasıtadan ibarettir.

Otomasyon makineleri dünyamızı organize edişimizde yer alan teme! gelişmelerin sembollerinden ibarettirler. İdarî personelin eğitimi bu gerçeği yansıtmalıdır. Ancak, bu hakikati bizzat anlayan İşadamlarının sayısı parmakla gösterilecek kadar az olduğundan, otomasyon refakatindeki bu gibi eğitim programlan onu aksettirmeğe henüz başlamaktadırlar.

Medenî aksamla uğraşmak kesinlikle otomasyona hastır. İlk sanayi inkılâbında bu doğru idi. O büyük hareketin simgesi elektrikle işleyen makineler idi. Fakat, bizzat makinenin kullanılması, neticeleri mühim olmakla beraber, yalnızca tâlî bir hâdise olarak kalmıştır. Asıl değişiklik beşerî organizasyonda idi. Elektrik gücüyle çalışan makineler ise inkilâbı mümkün kılan ve ona işlerlik kazandıran bir vasıtadan ibaretti.

Otomasyon sâyesinde gerçekleşen değişikliklerin şümulü ve derinliği hakkında bir fikir edinmek üzere, bir an için integre iş sistemine giren hususları düşünün. Meselâ, bir hesap makinesi bir çok işlemi derhal yapmaya muktedirdir.

Görünüşe göre basit olan bu kavram kendi mânâsı içinde bir gelişme olup, son iki asırdan beri iş hayatımızda yapageldiğimiz temel bir değişmeyi imâ eder. O, Adam Smith'in toplu iğne fabrikasından günümüzün jet motor imâlâtı işine kadar işletme organizasyonunun anahtarını teşkil eden, işbölümü kavramı İle taban tabana zıttır.

İşbölümü yani işin mükerreren ve müessir bir biçimde yapılabilen basit elemanlarına ayrılması işi, 1750'lerde başlayan fabrika sisteminin kalbi ve büyük bir organize çalışmasıydı. Esnafın tek-kişili dükkanının ve onsekizinci asrın tek-kişi (bir personelli) ofisinin karmaşık modem iş organizasyonu hâline gelişmesini mümkün kılan işbölümü olmuştur.

Ortaya çıkan makineler, özel mahâretleri mekanize etmek için işleme sokuluverdiler. Bunun neticesi olarak, fabrikalar gibi, ofisler de fonksiyonlara göre organize edildiler. Bordro hazırlanması, hesap çıkarma, borç hesabı, maliyet ve finans muhasebesi ayrı ayrı kimseler veya ayrı bölümler tarafından deruhte edilirler ve aynı biçimde mekanize edilirler. Merkezî işlem birimleri şeklinde delinmiş kart makinelerinin takdimi dahi bu organizasyonu değiştirmemiştir. Bu makineler her çeşit işi işlemede kullanılabilirler ise de, bu işler hâlen ayrı ayrı yapılmakta ve ancak umumî olarak birbirleriyle alâka kurulmaktadır.

Otomasyon ve onunla ilgili teknoloji, bize, çok büyük sayıda bilgi-işlem işlerini aynı anda (simültane) yürütebilecek bir mekanik sistem kurma vasıtalarını sağlamaktadır. Meselâ, yeni siparişlerin muamelesi, üretimi-zamanlama, hammadde envanterinin (mevcudunun) kontrolü, yeni materyal için sipariş verme, mâliyet dağıtımı ve makineyi yükleme işlerinin hepsi aynı ortak ilgili problemin bir parçası gibi yürütülebilir. Bunun mânâsı işimizi gerçeğe daha yakın şekilde organize etme kabiliyetine sahip oluşumuzun ifadesidir. Ancak bunun bilfiil gerçekleştirilmesi, işadamının işi toptan organize etmesine bağlıdır. Eğer, o, yeni otomasyon makinelerini - bugün olduğu gibi - yarın da işleri sâdece daha hızlı (ve daha kısa zamanda) yapmak için kullanacak olursa, problemin kökenine inemez; daha da kötüsü, kendi iş-ömrünün fırsatının kısalmasına sebep olmuş olacaktır.

Başlangıçta ve bir kaç yıl süreyle, bu sorunun pratik çözümü bizzat işletmeden gelme mecburiyetinde olacaktır. Yakın bir gelecekte bu problemin üniversitelere ve liselere mâl edilmesi ümidi yoktur. İşletme, ihtiyaçlarının gerçekten neler olduğunu anladığı ve bu ihtiyaçları açığa vurduğu zaman eğitim sistemi otomasyon donanımını sâdece kullanmakla kalmayacak, ayni zamanda otomasyonun gelecekteki imkânlarını da anlayacak yetişmiş kadın ve erkek gençleri eğitmeğe başlayacaktır.

Fakat bugünkü durumda, otomasyona geçiş işinin teminini tahakkuk ettirmesi gereken kimselerin büyük bir çoğunluğunu teşkil eder.

Fakat bugünkü durumda, otomasyona geçiş işinin teminini tahakkuk ettirmesi gereken kimselerin büyük bir çoğunluğunu teşkil eden, ve en azından kısmen otomatik bir alanda yaşayacak ve çalışacak olan bu kişiler, resmi Öğrenimlerini zaten tamamlamış ve hâlen ticarette ve sanayide çalışmaktadırlar. Bunların yetiştirilmelerinin sorumluluğu büyük ölçüde özel teşebbüsündür ve bu iş çoğu yöneticilerin henüz takdir edemedikleri kadar önemlidir. Veri işlemede günümüzdeki eğitim çabaları büyük ölçüde komputer imalâtcılarının müşterilerinin personeline verdikleri makinelerin kullanılmalarını öğreten kurslara ve benzeri üniversiter uzantı programlarına inhisar etmektedir.

Değinilen eğitim tarzı hemen daima otomasyon makinelerine bağlı kalmakta ve dolayısiyle makinelerin lâyıkiyle anlaşılmasını temine bile kâfi gelmemektedir. Böyle bir eğitim, makinelerin nasıl uygulanacağı sorununu göstermeğe nâdiren eğilmektedir. Bundan başka, bu tip okullar sâdece makinelere bağımlı olmakla kalmazlar; bu yetmiyormuş gibi, muayyen bir imâlatçının makinelerine saplanıp kalırlar. Böyle okulların yalnız birine devam etmek mahalli bir parti merkezinde bir kaç hafta geçirerek siyasî ilim hakkında herşeyi öğrenmeği beklemeğe benzer.

Eğitimin daha köklü, daha geniş, kapsamlı, daha yoğun ve daha derinliğine olması zaruridir. Bir komputer tesisinin başarı derecesi, belli bir işletme görevini makine talimatına bilfiil çevirecek kimseler için programlamada kâfi teknik eğitime ancak kısmen bağlı bulunmaktadır. Başarılı bir veri işlem tesisi daha ziyade organizasyonda (iş yeri) komputer veya onun çalıştırılması ile doğrudan İlgisi bulunmayan birçok kimselerin de derinliğine eğitilmelerine dayanır. Örneğin, satış müdürü, yeni pazar türleri ve dağıtım analizi temini için komputerin güçlü imkanından faydalanmağa kalkıştığında bile onun ne yapabileceğini adamakıllı anlamağa mecburdur. Hangi satış bilgisinin (informasyon) hayatî ehemmiyeti haiz olduğunu ancak satış müdürü bilebilir, bilgi işlem merkezinin başı değil! Komputer operatörü ancak satış müdürünün gereksindiğini sandığı bilgiyi sunabilir. Bu husus üretim kontrolu, maliyet ve fınans muhasabesi, -aslında işletme yönetiminin (sevk ve idaresinin) hemen tüm alanları- için de aynı derecede doğrudur.


<<Önceki Sayfa |2/72|Sonraki Sayfa>>
Sayfa Başı